6 Mayıs 2014 Salı

Aşk Romanları, Düşler Krallığı Westmoreland#1 ve Judith McNaught #Okudum4

Hevesle açılıp beklenilen amaca ulaşamamış bir blog olarak kalmasın burası diye bir gazla bir yazıya giriştim.
MERHABA!
Bu aralar okulla ve daha pek çok şeyle o kadar meşgulüm ki ne doya doya okuyabiliyorum ne de yazabiliyorum. Kitaba başlayıp yarım bırakmalar bile yapar oldum, ilginçleştim. Bu bloğu açmaktaki amacım hem okuduğum her kitap hakkında fikirlerimi sıcağı sıcağı kayıt altına almak, hem de arada çok bilinmeyen bir şey okuduğumda internette biri onunla ilgili bir yazı ararsa bulsun istememdi. Cümle biraz karışık oldu şu anki halimi görseniz kusuruma bakmazdınız. Neyse gelelim şu sol tarafta resimde gördüğünüz kitabı okuma macerama.


Bundan bir ay önce falan yanlış hatırlamıyorsam D&R'ın internet sitesinde güzel bir indirim oldu. Çok sayıda kitap 9,90 tl idi. Ben indirimden çok fazla kitap seçmemeye çalışırken -fazlasıyla okunmayı bekleyen kitabım mevcut çünkü- kızkardeşim büyük bir hevesle "Bana şunları sipariş eder misin? hem yazın tatilde okuruz eğlenceli kitaplarmış." demesin mi ? Yanına bir iki tane de kendi istediğim kitabı ekleyip verdim siparişi. Geçen perşembe günü de 1 Mayıs tatili diye İstanbula eve giderken yanımda götürdüm. Aslında son zamanlarda gene kardeşim için aldığım filmi de olan "Hep Seni Bekledim" romanını okuyordum. Ders çalışırken beni yormayacak bir kitap olsun diye. Onu yurtta unutmuşum. Evde de can sıkıntısından Düşer Krallığını aldım elime. Kitaplarla yazar hakkında kısa çaplı bir araştırma yaptım. Youtube'da bir iki video izledim. Kitaplar hakkında video yapan insanları gerçekten takdir ediyorum. Hem severek izliyorum hem çok faydalı oluyor.

Çok kısaca Judith Mcnaught'tan bahsetmek istiyorum. Çünkü bundan bir hafta öncesine kadar böyle bir yazardan haberim yoktu. Judith Mcnaught sanırım en başarılı tarihi aşk romanı yazarı. Kitapları çok büyük bir kitlece çok fazla ilgi görüyor. Hepsi olmasa da pek çok kitabı türkçeye de çevrilmiş. Tarihi aşk romanı diyince aklınıza ne geldi bilmiyorum ama benim tarihi aşk anlayışım Judith Mcnaught'tan biraz ayrıydı ama onun tarzını da sevmedim desem yalan olur. İngiliz ve iskoç soyluların aşklarını anlatıyor Judithciğim. Daha da sevimlisi seri halinde yazıyormuş kendisi. Kardeşim satın aldığı iki kitap da Westmoreland serisindenmiş. İlk kitap İçinde Aşk Saklı ikinci kitap Düşler Krallığı ve son kitap da Sen Gelmeden Önce. Seriler tek bir hikayenin devamı değil Westmoreland ailesinin erkekleriyle alakalı sanırım. Ben biraz araştırma yapınca "vaaay ne güzel aşk romanı tarihi bir günde okurum ben bunu." diyerek elime alıp oturdum. Yarısını okumuş olarak kalktım. Ben serinin sırasına başta dikkat etmediğim için ikincisinden okumaya başlamışım ama sırayla okunmak zorunda da değiller zaten.

Kitaba sonunda gelecek olursak. Bitirmem toplamda 1.5 günümü aldı. harika bir kurgu mu? Değil. Çok mu süper bir anlatım? Değil. Çok mu etkileyici? Değil. Aslında çok etkileyici, çok yaratıcı falan diyemem. Tek başına bir sıfat alamamış ama hepsinden biraz biraz almış. Kitap da hoşuma giden de bu oldu sanırım. Bir de akıcı olup beni içine alıp bir yüzümü gülümsetmesi oldu tabi. Kitap hakkında söylenecek pek fazla bir şey yok. aşk hikayesi beni baymaz tarihi de severim İngilizlere de uyuzluğum yok diyorsanız bir okuyun derim.

Kitabı okuduktan sonra hiç aşk romanı okumadığımı fark ettim. Nasıl bir genç kızım ben. 20 yaşıma geldim üstelik. Tamam bizim de ergenliğimizden Canan Tanlar geçti ama onlar sayılmaz. En hassas yıllarımda bir Neva fırtınası geçirmiştim ama o bence bir "aşk" romanı değil. Yani dönüp baktığımda şu diyebileceğim bir kitap okumamışım. Bir garip oldum ve ufak ufak araştırmaya başladım. Hani Düşler Krallığı gibi yüzümü gülümsetip beni mutlu eden değil de gerçekten sarsan etkileyici bir "AŞK" romanı okumak istiyorum artık. Hepsi Judith yüzünden.

Çok konuşuyorum farkındayım.

Sonuç olarak zaten kardeşimle kütüphane oluşturma çabalarımızdan dolayı birbirimizi okuma alışkanlığı konusunda çok etkiliyoruz ama sanırım o bana baskın çıkacak ve ben şu finalleri atlattıktan sonra bütün yaz judith okuyarak geçirecez. .

Umarım umarım umarım her kitabın birbirinin tekrarı değildir Judith umarım değişikliklerle yüzümüzü güldürürsün.

Kitapta altını çizdiğim bir yer olmadığı için pylaşamıyorum. Sanırım sadece tek bir yer vardı onda da kaleme çok uzaktım şimdi de Ankardayım ve kitap İstanbulda. Çok da önemli değildi.

Ve son olarak kitapla ve hatta genel olarak tarihi aşk romanlarıyla sorunum: KAPAKLARI. O nedir arkadaş ya. Oraya koyduğun o kızın manası nedir. Beni benden aldılar. Yazın boş vaktimde oturup kendim bir kapak tasarlamayı düşünüyorum kendisine sonuçta ilk tarihi aşk romanım.

Buraya kadar okuyabildiyseniz teşekkür ediyorum. Aşk romanları hakkında öneri de bulunmak isterseniz hevesle karşılayacağımı da bildiriyorum.

Hoşçakalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder