10 Temmuz 2014 Perşembe

Aşk ve Gurur #Okudum6


Herkese merhaba!
Ben burada böyle konuşuyorum birileri okuyor mu hiç bilmiyorum ama merhaba demekten de kendimi alamıyorum. 
Sizi bilmem de ben geri dönüp dönüp bu yazıları tekrar tekrar okuyorum. Bana farkındalık katıyorlar. 
Yazarken normalde düşünmeyeceğim çoğu şeyi düşünüp irdeliyorum. Bu yüzden kitap incelemeleri yazmaya başladım ama bir de bu yazıları dönüp okudukça o çıkarımları yapış sürecime bakınca daha bir "farkındalık" geliyor. Anlatabiliyor muyum? İnsanın kendine dışarıdan bakması çok büyüleyici bir eylem değil mi? Yani bunu siz de yapıyorsunuz dimi?? Yalnız değilimdir umarım!

Neyse uzun ve sıkıcı bir girişin ardından gelelim Aşk ve Gurur'a. Yukarıdaki fotoğrafın çekilme amacı -ne kadar amacına ulaşamasa da- "10 sayfa sonra bitiyor" müjdesini vermekti.Yine yeni yeniden size hikaye anlatıyım. 
AŞK VE GURURLA NASIL TANIŞTIM?

Öncelikle aranızda Aşk ve Gurur romanını ilk defa duyan yoktur diye tahmin ediyorum. Bana sorarsanız en ünlü aşk romanı kendisi. bunda isminin de çok payı var tabi. Etkileyici bir isim. Ne kadar türkçeye çevrilirken evrimleşse de -çoğu kitap gibi. Ben de öyle sadece isminden haberdarken kendisinin filmine dizilerine kitabına her şeyine aşık bir arkadaşımın zoruyla filmini izleyip sevmiş ama çok da bayılmamıştım. bundaki tek etkense filmi izlediğim ortamdı kendimi pek rahat hissetmediğim için ve her sahneyi en ince ayrıntısına kadar açıklayan bir arkadaşla izlediğim için biraz sıkıcıydı doğrusu. Artık odanın çoğunluğunun uyuya kaldığı film partisinde tek uyanık kalan ben olunca filmden aklımda kalan tek sahne olan son sahne beni çok etkiledi. ki spoiler vermekten şu noktada çekinmiyorum ve o şahane sahnenin fotoğrafıyla bloğumu gururlandırıyorum. 


Benim romantizm anlayışımda "eller"in geniş bir yeri vardır. 2005 yapımı sanırım Matthew Macfadyen ile Keira Knightley'nin oynaıdğı versiyonunun son sahnesinden bahsediyorum, evet. Neyse bu sahnenin etkisinde kaldığımdan daha sonra bir gece ansızın uykum kaçınca bilgisayarı dev ekran tv'a bağlayıp-hiç huyum değildir- filmi tekrar izlemiş, aşık olmuş, dizi versiyonunu da hemen ardından izlemiş ama ilkinin etkisinden çıkamamıştım. 
Kitaptan uyarlama filmleri aslında ne kadar çoook seversem kitaplarını o kadar okumamaya çalışıyorum. Ama şimdiye kadar hangisini okuduysam da hep kitabı daha çok sevdim. "ÖNCE KİTAPLAR KURALI"  ayrı bir yazı konusu olsun ama. 
Neyse Anna Karenina siparişimle başlayıp devleşen siparişime ekleyip Darcy aşkımı pekiştirmeye karar vermiştim -bunda birazcık ama çok azıcık Matthew Macfadyen saplantım söz konusu olabilir, azıcık- 
Ve İklimler'i bitirir bitirmez de elim ilk Aşk ve Gurur'a gitti gerçekten. 

Bu kadar uzun bir girizgahtan sonra inanın kitap hakkında söyleyecek hiçbir sözüm yok. 
Baştan şunu söyleyebilirim ki her ayrıntısını bildiğim bir hikaye olduğu için haksız yapıyor olabilirim.
Ama bence kitap çok sıkıcıydı. İnanamadım. kitabı bitirmem günler aldı. Evin her köşesinde Aşk ve Gurur okumayı denedim. Sorun mekanda değildi, kitaptaydı. 

Ayrıtnılara boğulmuş ve aşırı resmi bir dil pek bana hitap etmiyor açıkçası. Üzgünüm Austen. Daha kalpten ve samimi olmanı bekliyordum. Çünkü bu kadar mükemmel uyarlanmış bir hikayeden hele de bu kadar mükemmel bakışlara sahip bir adamın canlandırdığı karakterden -yalnızlıktan Matthew'a platonik aşık- çok daha büyük şeyler bekliyordum. Fiyaskoydu. Üzgünüm. Gerçekten.

Ve üstelik beni delirten. Ben kitapla daha detayları duymak isterken tam güzel romantik bir sahne geldiğinde "ve birbirlerine sevda sözleri söylediler, onun söylediği sevda sözlerini dinledi, onun söyledi sevda sözlerini anımsadı" diyen bir yazar benim için bir kabustur. Yapabilecek bir şey yok. Benim için önemli olan o hissi hangi kelimelerle dile getirdiği. Bu yüzden okuyorum! Kelimeler kıymetlidir, üstü örtülmemelidir Austen.

Bilemiyorum Austen'ın diğer kitapları da böyle resmi mi, değil mi? Pek okuma hevesim de yok açıkçası. Ama o dönem yazarları açısında ben de bir önyargı oluşturur gibi oldu.Umarım aşabilirim ve umarım diğer yazarlar da böyle değildir. 

Eğer okuduysanız çok teşekkür ederim. Okuyan birileri varsa çok mutlu olurum. Çevresinde kitap okuyan insanlar olmayan biri için yorumlarınız çok kıymetlidir. 

Sevgiler. 
Nesli. 


2 yorum:

  1. Ben yazdığın her yazıyı çok severek okuyorum. Hukuk okuma amacın beni çok etkiledi.Ben de hukuk okumak istiyorum ama benimki daha çok para kazanma amaçlı bir istekti.Sayende bu düşüncem değişti. Dünyada biraz adalet kalmışsa biz onu korumalıyız.
    Gelecek yazılarini heycanla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çoook teşekkür ederim :)
      Boşa konuşmuyor olmak nasıl güzel bir duygu bilemezsin :)
      ve hukuk okumak. Nerede bahsettim hiç bilmiyorum ama birilerini etkileyebildiysem ne mutlu bana. Para işin tuzu biberi olsun önemli olan insanı koruyabilmek.
      Sevgilerimle.

      Sil