6 Eylül 2014 Cumartesi

"Gabriel'i neden sevdim?" Gabriel'in Cehennemi


Merhabalar! 
Gabrielin cehennemi serisini biliyor musunuz? 
Ben bu seriyi yurtta bir arkadaşımın övmesi üzerine okumuştum. Aslında bu tarz kitaplardan pek hoşlanmıyorum. Ayrıntılı cinsellik ve kadın hayal gücü fışkıran kitaplardan. Lakin serinin Dantenin İlahi Komedyası ilham alınarak "Gabriel'in Cehennemi, Gabriel Arafta, Gabriel'in Cenneti" olarak sıralanması çok hoşuma gitmişti. ve bir de Gabriel güzel bir isim bence bu isimde birine aşık olsam mutlu olurdum.

İlk iki kitabı geçen yaz okuyup ikinci kitapta kendimi kesicek kadar sıkılsam da Gabriel'i çok sevmiştim. Bu aralar Tess hezimetini atlatmak adına ve Gabriel'in Cenneti de hazır çevrilmişken olayları hatırlamak için ilk kitabı tekrar okuyorum. 

Ve okurken düşündüm. Gabriel'in farkı ne? Tamam çok geniş bir aşk romanı koleksiyonum yok ama Grinin Elli Tonları Judith McNaughtlar falan da geçti elimden. Hiçbirine çok bayılmamışken Gabrieli neden samimi bulduğumu anlayamadım. Az önce. Yani şu aslında sadece bir alıntı paylaşmak için başladığım şu yazıya başlamadan önce sorumun cevaplarından birini buldum. 

"Sana asla kelebek muamelesi etmem.Sana keyfim için yakaladığım bir şeymiş gibi davranmam. İğne batırıp bir karta tutturmam, kanatlarını yolmam."

İşte ben buna güzel bir tarif derim. Gerçeklik payı yüksek. Aslında yazarı takdir etmek gerek ama banane arkadaş ben Gabriel'i takdir ediyorum!

Bir de yanlış hatırlamıyorsam şunu demişti. Tess'in üzerine nasıl içimi okşadı bilemezsiniz.

"Seni zorlamış olsa da bir şey farketmezdi. Benim için gene bakire olurdun."

Bu arada kitapla ilgili bir yorum yazmayı düşünüyorum. Bu işi bu tarz kitapların uzmanı kitap bloggerlarına bırakıyorum. 

Bu arada Gabriel'e en yakın ben yukarıdaki arkadışı beğendim. Diğerleri biraz hoş değil bence!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder