8 Eylül 2014 Pazartesi

Hep Seni Bekledim - Nicholas Sparks #Okudum13 + Film The Lucky One


Merhabalar! 
Bu kitabın filmini izleyecekken kitabı olduğunu öğrenip vazgeçmiş önce kitabı okumaya karar vermiştim. Henüz okuyabildim ama olsun!

Nicholas Sparks'ı bilmeyeniniz yoktur diye düşünüyorum. Tüm dünyada çok sevilen aşk filmlerinin asıl yazarıdır kendisi. The Notebook -ki efsanedir- a walk to remember, dear john, message in bottle ... 
Benim bugün bahsedeceğim ise The Lucky One. Zaten kitabın orjinal adı da The Luck One. artemis yayınları neden ismini değiştirmek zorunda hissetmiş kendini mana veremedim. 

Neyse kitaba geçersek. Konusu mükemmel. Bir ilk yapıp birazcık konusundan bahsetmek istiyorum. Esas oğlanımız bir gün savaşta bir fotoğraf buluyor. fotoğrafın sahibini arıyor ama bulamıyor. Daha sonra fotoğrafı yanında taşımaya başlıyor ve ölmesi kesin olan birçok kazadan sağ kurtuluyor. Savaştaki en yakın arkadaşı da bunun kader olduğunu ve fotoğraftaki kıza borçlu olduğunu söyleyince fotoğraftaki kızı bulmaya karar veriyor. 

Konusundan dolayı nedense bana kitabı filminden daha güzeldir gibi geldi. Neyse. Öncellikle ben kitaptan beklediğimi alamadım. Zaten bir amerikan askerinin askerde yaşadığı zorluk beni pek sarsamazdı. Bizim coğrafyamızda yaşanan acılarla ilgili yeterince okudum. Beni sıkan kitapta çok fazla günlük olay anlatımına yer verilmesiydi. Basit gündelik olaylardan rahat  200 sayfa bahsedilmiş olabilir. Çoğu insan için bu kolay okuma olarak kabul edilir ama benim için değil! Çünkü ben arada ilginç bir şey bulamayınca kitabı okumayı bırakıyorum. 

Nitekim bunda da öyle oldu. Tabii bunda bir de benim Gabrielin Cehennemini de bir yandan okumam etkili. Daha önce hiç aynı anda iki kitap okumamıştım. Bir ilk oldu. 20 sayfa oku bırak, 20 sayfa oku bırak falan derken dün akşam isyan bayrağını çektim ve bir oturuşta 200 sayfa okuyarak bitirdim. 
Ardından da hemen filmini izledim. 
Ve sabah uyanamadım tabi :D 

Bir de kitabın sonunda şöyle bir durum yaşandı: 

*AĞIR SPOİLER*
Kitabın sonunda selde Keithle Logan suya kapılıp gidince ben Logan da öldü sandım. Ki öyle sanmamam için hiçbir ipucu yoktu. Bu muydu dedim senin fotoğrafı bulma amacın yuh sana. sinirlendim ve iki sayfa kala kitabı fırlattım. Kötü sonla biten bir kitaba daha katlanamazdım gerçekten! Çok yıprandım son zamanlarda. Neyse aradan bir saat falan geçti. Benim de en büyük takıntım. En başından başlayıp en sonuna kadar okuycam illa. Neyse dedim okuyayım. Elime aldım ve mezarlıkta sadece Keith'in mezarına çiçek konulunca noldu benim Logancığıma diye sızlanırken Loganın evde beklediğini öğrendim! 
=Mutluluk
teşekkürler Nicholas bu yaptığın şerefsizliği unutmıycam ama en azından öldürmedin!
*AĞIR SPOİLER*


The Lucky One (2012)

Kitapla film arasında tabii ki çok fazla değişik nokta vardı. Bana soracak olursanız kitapta Loganın sayfalarca açıklayamadığı şeyleri filmde tek cümleyle açıklamayı başarmışlar. Ve bazı değişiklikler daha çok olay örgüsünü mantıklı kılmış. O açıdan sevdim. 

Ama kitaptan bağımsız bir film olarak bakarsam. Bence güzel sıkılmadan izlersiniz ama aklınızda bir şey kalmaz. 
Anlatabildim mi? 
Kitaptaki hayal kırıklığım filmde de yaşandı yani. 
Ve kız. O kız değil dostlarım kitabı okurken kafamda canlanan kızın yakınından bile geçmiyordu. 


Böylece bir kitabın daha sonuna geldik. Siz hangi Nicholas sparks kitaplarını okudunuz? 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder